J.M.Coetzee-Barbarları Beklerken

Posted on

Yıllarca sulh yargıçlığı yapan bir adamın zaman içinde (30 yılda) değişen duyguları, kurbanlara karşı duyduğu vicdan hesabı ile Barbarlara sempati beslemeye başlaması ve hapse düşüşü ile tüm değer yargılarını sorgulayışı anlatılıyor.

Coetzee şu soruyu dile getiriyor: Gerçek Barbarlar kim? Topraklarını ve özgürlüklerini ellerinden aldığımız uygar diye geçinen biz mi? Coetzee ‘nin yalın ve şiirsel anlatımına hayran olmamak mümkün değil. “Barbarları Beklerken” 1980 yılında yazılmış ama bugün yazılmış kadar taze ve dipdiri bir konuyu içeriyor. Her zaman güncel…

Yöneticilerin kendi yarattıkları “öteki” fikriyle halkı korkuttukları ve bu korkuyla toplumu istedikleri gibi yönettikleri konusu işleniyor. Romanda “barbar “ olarak adlandırılanlar kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşuyor. Cahil ve ilkeller ama kesinlikle saldırgan değiller. Yabancılar ve “ötekiler” . İmparatorluğun gücüne karşı kayıtsız ve edilgenler.

Romanın kahramanı yargıç bilmeyi seçiyor. Bir kez feneri eline aldıktan sonra tekrar yerine bırakmanın yolu olmadığını biliyor.

“Ben eski kafalı olduğu kadar güvenilmezim de. Hem sonuçta söylediklerime gerçekten inanıyor muyum? Gerçekten barbarların kazanmasını mı istiyorum: Entelektüel uyuşukluğu, pasaklığı, tembelliği, hastalık ve ölüme karşı kaderci olmayı mı? Ortadan yok olsaydık barbarlar boş zamanlarını harabelerimizde kazılar yaparak mı geçirirdi? Nüfus kağıtlarımızı ve buğday tüccarlarımızın defterlerini cam fanusta mı saklarlardı? İmparatorluğun politikasına karşı bu öfkenin nedeni sınır boyundaki son birkaç yılında rahatının kaçmasını istemeyen yaşlı bir adamın huysuzluğundan daha mı fazlası?”

Yargıç tüm zaaflarıyla ortaya konmuş. Cinsellik böylesine yalın ama hiç müstehcen olmayan bir şekilde nasıl anlatılır?

Kızı geri götürmesinin nedenini şöyle dile getiriyor ”Geçmiş ile geleceğin insanları arasındaki ilişki, bağışlanma dileğiyle , özsuyunu sömürdüğümüz bu bedeni geri vererek onarmaya çalışıyorum” Bir yargıcın adalet kavramını sorgulaması ise çok ironik.

Yazarın dili, betimlemeleri muhteşem, kitaba hayran olmamak imkansız, soluksuz okunan dört dörtlük bir kitap.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir